Avrupa, yüzyillar boyunca aklin ve felsefenin rehberliginde kendi anlamini kurdu. Ancak modern cagda bu anlam giderek siliklesti; bilim ilerledikce insan, kendi varolusunun temelini sorgulamayi unuttu. Edmund Husserl, bu eserde Avrupanin icinde bulundugu krizi yalnizca tarihsel bir durum olarak degil, aklin yanlis anlasilmasinin sonucu olan derin bir tinsel kopus olarak ele alir.
Bu kitap, Avrupanin krizini anlamak isteyenler icin oldugu kadar, insanligin gelecegini akil ve felsefe isiginda yeniden düsünmek isteyen herkes icin güclü bir cagridir. Cünkü Husserlin isaret ettigi gibi, gercek yenilenme ancak düsüncenin kendisini yeniden kesfetmesiyle mümkündür.