Ne yaparsak yapalim ne düsünürsek düsünelim, halen neredeyse dünyanin bütün cografyalarinda, inanc sistemlerinde, sosyal ve siyasal siniflandirmalarinda kadinin yeri dezavantajli gruplar arasindadir. Evet özgündür, evet güya niteliklidir, evet farklidir ama bir bu kadar da tartismalidir.
Yasam kurgularimizin en temelinde yer alan kadini, bilerek ya da bilmeden, farkindalikla ya da hic düsünmeden, icten ice inanarak ya da bunu da gözetmeden, gecmis ve gelecek hayatlarimizin, inanclarimizin, yasam kurgularimizin temeline koydugumuzu iddia da etsek de halen dünyanin yarisindan fazla kisminda kadin dezavantajli gruplar icerisinden siyrilabilmis, kendi hak ettigi konuma gelebilmis degildir.
Bu durum, bu cografyanin kadinlari icin, dünyanin kalan kismindan daha da gercektir. Kitap bu cografyadan bir kadinin bütün bu sürece itirazini dillendiriyor. Duyacak, anlayacak, itirazina eslik edecek okurlarinin olmasi umuduyla