Protagonist, bir mühendisin yalnizlik ve icsel kargasa dolu hayatina dair, depresif düsünceler ve varolussal krizlerin gölgesinde, huzuru ve sükneti yalnizca kedisiyle paylastigi mütevazi yasaminda arayisiyla baslar. Gelisen teknolojinin hizina kapilmis ve modern dünyanin stresiyle bogusan bu karakter, insan iliskilerinin cetrefilli yollarinda kendine bir yer bulma cabasi icin-dedir. Büyük sehrin sundugu anonimlik, onu hem bir gözlemci hem de hikayenin cekim mer-kezi haline getirirken, kariyerinde basarili, sosyal yasaminda ise bir o kadar yalniz ve ice dönük olan kahramanimizin hayati, üniversite yillarindan tanidigi eski dostlariyla bir araya gelmesiyle beklenmedik bir döneme girer.
Bu hikaye, gecmisle hesaplasmanin, kisisel dönüsümün ve insan ruhunun karmasik yapisini vurgulayarak okuyuculari zihinsel ve duygusal derinliklerde kaybolmaya ve belki de kendi yasamlarinda gözden kacirdiklari gercekleri yeniden kesfetmeye davet ediyor.